Karayipler denilince aklınıza ilk gelen turkuaz sular ve beyaz kumlu plajlar olabilir, ama Küba’nın orta kıyısında sizi bekleyen Trinidad, zamanın durduğu sokakları ve içinize işleyen Latin ruhunu yaşayabileceğiniz bir hazine. Ocak ayında adayı saran nemli sıcaktan kurtulup 21-27 derece arası ideal havalarda gezinmek için en iyi zamanlardan birini yakalıyorsunuz. Üstelik Karayipler için yüksek sezon sayılsa da, Trinidad hâlâ pek çok Avrupa destinasyonuna göre çok daha makul bütçelerle keşfedilebilecek bir yer. Hafta sonunu birlikte geçirebileceğiniz romantik bir kaçamak için kolonyal mimarisi, müzik dolu meydanları ve yakınındaki nefes kesen doğasıyla Trinidad tam bir keşif.
Renklerin ve Taş Sokakların Büyüsü
Trinidad’ın eski şehir merkezi UNESCO Dünya Mirası listesinde, ve bunu görür görmez anlıyorsunuz. 16. yüzyıldan kalma İspanyol kolonyal binalar, her biri farklı bir ton pastel renkte boyanmış, parke taşı sokaklarda sizi adım adım geçmişe götürüyor. Plaza Mayor’un çevresinde gezinirken, panjurlardan sızan müzik sesleri, kapı önünde oturan yaşlı Kübalıların puro dumanı ve eski çağlardan süzülüp gelen bir atmosfer sizi sarıyor. Burayı özel kılan sadece görsel güzellik değil; yaşayan, nefes alan bir müze gibi hissettirmesi. Sokak aralarında el işi dantel işleyen kadınlar, mobilya tamir eden ustalar ve her köşe başında bekleyen birer hikaye var.
Sabah erken saatlerde şehirde dolaşmak ayrı bir deneyim sunuyor. Turistler henüz sokaklara dağılmadan önce, yerel halkın günlük rutinini izlemek ve o sıcak, samimi Küba atmosferini içinize çekmek için harika bir fırsat. Torre de Manaca Iznaga kulesine kısa bir taksi yolculuğuyla ulaşabilir ve eski şeker kamışı tarlalarının ortasında yükselen bu yapıdan vadinin muhteşem manzarasını seyredebilirsiniz. Kuleye tırmanmak biraz yorucu olsa da, tepeden izlediğiniz manzara her saniyesine değiyor.
Gün Boyu Ne Yapmalı?
Trinidad’da geçireceğiniz iki gün, şehrin kültürel dokusunu ve çevresindeki doğal güzellikleri keşfetmek için yeterli. İlk gününüzü şehir merkezinde geçirip kolonyal mimarisinin tadını çıkarabilirsiniz. Museo Romántico ve Museo de Arquitectura Colonial gibi müzeler küçük ama etkileyici, giriş ücretleri de sembolik seviyede kalıyor. Öğleden sonra Casa de la Música yakınlarındaki merdivenlerde yerel halkın salsa danslarına katılabilir, canlı müzik eşliğinde mojito yudumlarken atmosfere kapılabilirsiniz. Burası turistik ama turistlere satılmamış bir yer; gerçek Küba ruhunu hissettiğiniz nadir noktalardan.
İkinci günü ise Playa Ancón için ayırın. Yaklaşık 12 kilometre uzaklıktaki bu plaj, Küba’nın en güzel kıyı şeritlerinden biri. Toplu taşımayla veya birkaç kişiyle paylaşılan taksiyle rahatlıkla ulaşabilirsiniz, gidiş-dönüş toplam 200-300 TL arası bir ücret ödersiniz. Plajdaki sular berrak ve sığ, şnorkelle keşfedilecek mercan kayalıkları var. Kıyıda küçük lokantalar bulunsa da fiyatlar biraz yüksek olduğu için yanınızda atıştırmalık götürmekte fayda var. Güneşin batışını izlerken sahilde yürüyüş yapmak, romantik anlar yaşamak isteyenler için ideal.
Müzik ve Gece Hayatı
Trinidad geceleri adeta uyanıyor. Şehrin en ünlü gece mekanlarından biri açık havada, mağara içinde kurulmuş bir müzik kulübü. Canlı Latin müziği eşliğinde dans etmek, yerel romların tadını çıkarmak ve gece boyunca enerjinizi harcamak istiyorsanız burası kaçırılmaz. Giriş ücreti genellikle bir içecek dahil 150-250 TL arasında değişiyor. Daha sakin bir akşam tercih ediyorsanız, Plaza Mayor çevresindeki meydanlarda açık hava konserlerine rastlayabilirsiniz; bunlar genellikle ücretsiz ve oldukça keyifli.

Nerede Kalınır, Ne Yenir?
Trinidad’da konaklama denilince ilk akla gelen casa particular sistemi. Kübalı ailelerin evlerinde, temiz ve samimi odalarda konaklamak hem bütçenizi zorlamıyor hem de yerel yaşamı içeriden gözlemleme fırsatı sunuyor. Bir gecelik fiyatlar 750-1.500 TL arasında; merkezi lokasyonlarda ve özel banyolu odalarda üst sınırları görüyorsunuz. Ev sahipleri genellikle çok misafirperver, kahvaltıları da oldukça doyurucu oluyor. Balkondan kolonyal sokakları izleyebildiğiniz, taş duvarlı odalarda kalmanın ayrı bir havası var.
Yemek konusu Küba’da biraz sınırlı kalabilir ama Trinidad’da küçük paladar denilen özel restoranlar gayet lezzetli deneyimler sunuyor. Deniz ürünleri, kreol soslu et yemekleri ve tostones (ezilmiş kızarmış muz) Küba mutfağının vazgeçilmezleri. İki kişilik doyurucu bir akşam yemeği 500-800 TL arası tutuyor, içeceklerle birlikte. Sokak yemekleri ve küçük lokantalar daha uygun; öğle yemeği için bunları tercih ederseniz kişi başı 150-300 TL ile kurtulabilirsiniz. Taze meyve suları ve yerel kahve her köşede bulunuyor, hem lezzetli hem ucuz.
Ulaşım İpuçları
Trinidad’a ulaşmanın en pratik yolu Havana veya Varadero üzerinden kara yoluyla gelmek. Havana’dan yaklaşık 5-6 saatlik bir yolculuk, Varadero’dan ise 3 saat sürüyor. Turistik otobüs şirketleri düzenli seferler yapıyor, tek yön bilet fiyatları 600-900 TL arasında. Daha esnek bir program isterseniz paylaşımlı taksi veya araba kiralama seçeneklerini değerlendirebilirsiniz ama akaryakıt ve araç kiralama Küba’da pahalı tarafta.
Şehir içinde her yer yürüyerek gezilecek mesafede. Ancak Playa Ancón veya çevredeki vadilere gitmek için taksi veya bisiklet kiralama iyi bir seçenek. Bisiklet kiralamak günlük yaklaşık 200-350 TL tutarken, taksi yolculukları pazarlığa açık. Küba’da nakit kullanmak zorundasınız, kredi kartları pek çok yerde çalışmıyor; özellikle ABD kartları hiç kabul görmüyor. Yanınızda yeterli CUP (Küba pezosu) veya euro/dolar bulundurun.
Ocak Ayında Trinidad’ın Farkı
Küba genelinde en kuru ve serin dönem aralık-nisan arasıdır ve ocak tam kalbinde. Yağmur yağma olasılığı çok düşük, nemlilik normal seviyede ve dışarıda vakit geçirmek gerçekten keyifli. Bu ay ayrıca tropikal fırtına endişesi olmadan gezebileceğiniz bir dönem. Akşamları hafif bir hırka almayı unutmayın, özellikle sahilde rüzgar serin gelebiliyor. Güneş gözlüğü ve yüksek faktörlü güneş kremi vazgeçilmez; Karayip güneşi nazik davranmıyor.
Çift olarak seyahat ediyorsanız Trinidad romantizm için ideal bir zemin sunuyor. Dar sokaklarda el ele yürümek, canlı müzik eşliğinde dans etmek ve gün batımında turkuaz sulara bakmak, unutulmaz anılar biriktirmek için mükemmel. Şehir yeterince küçük ki kaybolma endişesi duymadan keşfedebilirsiniz, ama yeterince zengin ki her köşede yeni bir şey bulacaksınız. Trinidad sizi bekliyor, sıcak kucaklarıyla, renkli sokakları ve Latin ritmiyle.
İçerik Listesi
